,
Hoşgeldiniz, Welcome !   Müşteri Girişi : Şifre :
Ana Sayfa Hakkımızda Hizmet Kapsami Çalışma Sistemi Ürünler Referanslarımız İletişim
 
     
 
Haşere Kontrolü Nedir ?
 

Haşere kontrolü biyolojik çevre faktöründen kaynaklanan vektörleri tamamen yok ederek veya makul bir seviyede tutarak sağlıklı ve güvenilir ortamda yaşamamızı sağlayan bir olgudur.

  1. Yürüyen Haşere( Alman Hamamböceği, Doğu Hamamböceği,  Amerikan Hamamböceği vs.)
  2. Kemirgen ( Fare, Sıçan vs. )
  3. Uçan Haşere ( Karasinek, Sivrisinek, Arı vs. )
  4. Depolanmış Ürün Zararlıları
 
 
Mücadele Yöntemleri

        Kimyasal Yöntemler

        Kimyasal Olmayan Yöntemler

  1. Yarık Çatlak Tedavisi
  2. Aralık Tedavisi
  3. Genel Tedavi
  4. Spot Tedavisi
  5. Alan Tedavisi
  6. Direk Temas Tedavisi
  7. Yemleme
  8. Derin Yuva Tedavisi
  9. Bariyer Tedavisi
  10. Feromon Tuzak Kullanımı
  1. Müşteri Eğitimi
  2. Araştırma- İnceleme
  3. Sanitasyon
  4. Habitat Modifikasyonu
  5. Kapan Kullanımı (sadece kemirgenler için)
  6. Yapışkanlı İstasyon Kullanımı
  7. Işıklı Tuzak Kullanımı ( sadece uçan haşereler için)
  8. Vakumlama Yöntemi
 
 
Hamamböceği Biyolojisi
 
  • Blatta Orientalis in ( Doğu Hamamböceği ) taş devrinde yaşadığı fosillerle kanıtlanmıştır.
  • Blattoidea takımından 3500 türün varlığı bilinmektedir.
  • Büyük bir kısmı tropik bölgelerde bulunurken , kutuplara doğru gidildikçe tür sayısı azalır.
  • Nemli , loş ve sıcak yerlerde (fırın , mutfak, çöplük, tuvalet-banyo ) sürüler oluşturarak  yaşar ve gelişirler .
  • Blatta ( ışıktan kaçan ) isminden de anlaşılacağı üzere ışığı sevmez ve gece aktif olurlar.
  • Geceleri açıkta bırakılan yemeklere saldırarak beslenirler ve yiyecekleri kirletirler.
  • Renkleri çoğunlukla kahverengiden siyaha doğru gider.
  • Bazıları iyi gelişmiş kanatlara sahiptir ( Amerikan hamamböceği, Tütsülü Böceği ).
  • Özellikle  birçok türün dişisinde başın iki yanında bulunan petek gözler şekil olarak görmeyip, sadece ışık şiddetini ayarlamaya yarar.

Alman Hamamböceği( Blatta Germanica )

  • Dünya’da en yaygın olarak  bulunan hamamböceğidir
  • Soluk sarı-kahverengidir .
  • Boyu 1,5 cm kadardır.
  • Yumurta kapsülünden ortalama 30-50 adet yavru çıkar .
  • Bir çift Alman Hamamböceği yılda 38000 yavru verir .
  • Vücut sıcaklığını koruyabilmek için vücutlarının hem ön hem de arka yüzünü bir yüzeye değebileceği yarık ve çatlaklar içinde yaşarlar .
  • Zamanlarının 3/4 ini bu yarık ve çatlaklarda  1/4 ini de gıda  aramak için geçirirler.
  • Elektrikli cihazlarda kısa devrelere neden olurlar.
  • Çevresindeki değişikliklere süratle uyum sağlarlar.
  • İlaçlanan yerleri hissederler ve ilaçlanmamış alanlara yerleşirler.
  • Yiyecekleri arasında kitap dergi kağıt kutular,kağıt para,pul,duvar kağıdı, tablo gibi benzeri şeyler hububatlı yiyecekler, şekerli maddeler, et ürünleri, peynir, bira , deri ürünleri, saç, leş , bozulmaya yüz tutmuş organik yiyecekler ve ölü hamamböceklerinin deri döküntüleri.
  • Bir yağ damlası 50 hamamböceğinin bir ay beslenmesi için yeterlidir. Sırf su ile bir ay yaşarlar

Amerikan Hamamböceği ( Periplanata Americana )

  • 3,5-4 cm boyutunda kırmızımsı kahverengidir
  • Kuzey bölgelerdekiler  uçamayıp sadece süzülürken , Güneydekiler ışıkların etrafında kısa mesafe uçabilmektedirler.
  • Sıcak bölgelerde dış alanlarda yaşarlar
  • Kitapların cilt kısımlarını , kağıtları, elbiseleri ( insan ter kokusu ve deri döküntüleri nedeni ile) parlak kağıtları (nişasta içerdiği için) , mayalı ürünler (bira)
  • Ergin olanlar 2-3 ay aç kalabilir fakat susuzluğa 1 ay dayanabilirler.
  • Yiyecek ve içecek aramak için yuvalarından 7-30 metre ayrılabilirler.
  • Dişi bir kere döllenip ömrü boyunca yumurtlayabilir.
  • Yumurta kapsülü ortalama 12 yumurta içerir.

Doğu Hamamböceği ( Blatta Orientalis )

  • 2,5 cm boyundadır .
  • Koyu kahve renginden siyaha kadar değişen renktedir.
  • Halk arasında karafatma veya karaböcek olarak isimlendirilmektedir.
  • 29 oC altındaki ( 20-29 C ) sıcaklıkları severler .
  • Ergin olanlar aç 1 ay, susuz 15 gün yaşayabilirler.
  • Yumurta kapsülünde ortalama 12 yumurta bulunur .
 
 
 
 
Yürüyen Haşerelerin Zararları (Hamamböcekleri)
 
  • Hamamböcekleri  her türlü besini tüketirler  ( insan dışkısı dahil )
  • Zararlı mikroorganizmaları ayaklarında ve bağırsaklarında uzun süre taşırlar , yayılımına sebep olurlar .
  • Hastalığın bulaşmasına neden olurlar ( Tüberküloz, Tifo, Cüzam, Kolera, Veba, Çocuk Felçi, Dizanteri,  bazı alerjik semptomlar  ve gıda zehirlenmeleri )
 
 
 
Hamamböceği Kontrol ve Mücadelesi
 

Her şeyden önce haşerelerle savaşım bir toplum sorunudur , entegre mücadele yapılması gerekir. Hamamböceği  kontrolünde 3 ana yöntem vardır.

  1. Mekanik Mücadele
  2. Kimyasal Mücadele
  3. Biyolojik Mücadele

    1. Mekanik Mücadele
    • Mücadelede öncelik üreme  ve beslenme yerlerinin ortadan kaldırılmasıdır.
    • Kalorifer ve su borularının geçtiği noktalardaki en küçük deliklerin dahi kapanması.
    • Açıkta gıda maddesi bırakmamak ve küçük kırıntıları temizlemek.
    • Çöp kovalarını muntazam dökmek. Bodrum katta süprüntü, taş, çöğ  yığını bırakmamak.
    • Lavabo deliklerini ve lavabo altındaki mazgalları hamamböceklerinin çıkamayacağı bir aralıkla kapatmak .
    • Kütüphanedeki kitapları sık sık  temizlemek .
    • Yıkanabilir eşyaları kaynar su ile temizlemek.
    • İşletmeye girecek kolilerin denetlenmesi.

2. Kimyasal Mücadele

  • İnsektisitler insan sağlığı için zararlıdır.
  • Akut  ( ani zehirlenme ) ve kronik  ( zaman içinde vücuda birikir )  etki gösterir.
  • Yanlış  ve sürekli aynı insektisitin kullanılmasında ; insektisitlere dirençli populasyonlar ortaya çıkar .
  • Hamamböceği ile mücadele KAPALI ALAN mücadelesidir ( bu mücadele zor ve sınırlayıcıdır).
  • Kapalı alanlarda mekanik mücadele yeterli değil ise , gerekli tedbirler alınarak kimyasal mücadele yapılmalıdır.
  • Kullanılan yöntemler ULV , pülverizatör, termal fog, jel uygulamalarıdır.
  • Konut dışındaki gıda işletmelerinde uygulamaların düzenli yapılması gerekmektedir.
  • Yapılan ilk ilaçlama ergin hamamböcekleri içindir. Yumurtadan çıkacak yavrular için 2. bir uygulama yapılması gerekir.
  • 2. uygulamadan sonra etkinlik kontrolü yapılmalıdır. 
  • Kimyasal mücadele yetki belgeli firmalar tarafından yapılması gereken bir mücadele yöntemidir.
 3. Biyolojik Mücadele
  • Protozoa, Nematod, Insecta, Arachnida ve bakteri türlerinin hamamböceği  yumurtalarını tahrip ettikleri saptanmıştır.
 
 
 
Depolanmış Ürün Zararlıları
 

Üç gruba ayrılırlar
1. İçerden Beslenenler; Larva tanenin içinde beslenir ve gelişir
2. Dıştan Beslenenler; Larva taneyi dıştan yiyerek beslenir ve gelişir.
3. Leşçiler; Diğer depo haşereleri tarafından zarar verilmiş taneler ve işlenmiş ürünlerle beslenir.


Sigara ve Ekmek Böceği

  • Uçabilirler.Akşam üzeri aktiftirler.
  • Demir hariç her şeyi yiyebilirler.
  • 3 haftada 30 yumurta yapar. Yumurtalardan 6-10 gün içinde larva çıkar.
  • Ergin 23-28 gün yaşar .

Testere Dişli Böcek
  • Uçamaz.
  • Kuru meyve, makarna, şeker , kuru et, ilaç, çikolata, tütün, kepek, yulaf, pirinç ve cevizde bulunur.
  • Her türlü paketi delip içine girer.
  • Ergin 3 yıl yaşar

Un Bitleri

  • Uçabilir. Güney kesimlerde daha çoktur .
  • Un dışında bezelye , fasülye, fındık, ceviz , kuru meyve, baharat, sütlü çikolata, herbarium ve müze örneklerinde de bulunur.
  • 5-6 ay yumurtlar.
  • Ergin 3 yıl ve daha fazla yaşar.
  • Makinelerin motor kısımlarında, elektrik panolarında da bulunur.
  • İşletmelerde belirli bölgelerde biriken unlar nem ile birlikte sıkışarak un biti için yaşam alanı haline gelmektedir, o bölgelere insektisit etki etmemektedir.Bu noktaların temizlenmesi , kazınması veya fümigasyon yapılması gerekmektedir.
  • Un biti için mücadelede fümigasyon yapılamıyor ise insektisit uygulamaları düzenli yapılmalıdır.


Kırma Biti
  • Uçamaz . Kuzey kesimlerde daha yaygındır.
  • 8 ay yumurtlar.
  • Ergin 3 yıl veya daha fazla yaşar.

Un Güvesi
  • Un ,fındık ceviz, çikolata, tohum , fasülye, bisküvi, kuru meyve başlıca yiyecekleridir.
  • Larvalar ağ oluştururlar ve bu ağlar makineleri tıkar.
  • Besin ne kadar fazla ise o kadar hızlı yumurta bırakırlar.

Pirinç Biti
  • Uçabilir. Sıcak iklimleri sever.
  • Tüm yıl boyunca yumurtlar ama daha çok sıcak mevsimlerde yumurtlar .
 
 
 
 
Kemirgen Zararlıları
 

  • Fareler 1 yılda Dünya yiyecek stoğunun 1/5 i yiyerek veya dışkılarını bırakarak kullanılmaz hale getirirler.
  • Günlük aktivitelerinin %2 sini insan yapımı maddeleri kemirerek geçirirler.
  • Kablo kemirmeleri sonucu, kopmalara , yangınlara , makinelerin durmasına ve üretim kayıplarına sebep olurlar.
  • Hastalık etmenlerinin mikroplarını taşırlar( ısırarak, kontaminasyonla, dışkılarıylavb.)
  • Bulaştırdıkları hastalıklardan bazıları ;veba, tifüs, rickettsial hastalığı, weil hastalığı, humma, gıda zehirlenmesi, kuduz, hanta )
  • Bir fare günde 40 ile 100 arası idrar damlası salgılar. Bu durum malzemelerimize, mobilyalarımıza , ulaşım araçlarımıza zarar verir.
  • Populasyonun yoğun olduğu noktalarda insanları ısırdıkları görülmüştür.
  • Sıçanlar ısırdıkları yerde cm2      ye 500 kg baskı uygular ve saniyede 6 kez ısırabilirler.
  • Sıçanlar  ahşap binaları , alüminyum kaplamaları, asfaltı , bakırı kemirebilirler.
  • Su ihtiyacını gidermek için su tesisatını kemirebilirler.
  • Elektrik ve internet kesilmesine yol açabilirler.
 
 
 
Kemirgen Davranış Biçimleri
 

  • Sıçanlar genellikle, güneş battıktan sonraki ilk bir saat ve şafak doğmadan önce aktif olurlar.
  • Sıçanların faal olduğu saatler yaşadığı ortamın durumuna göre değişebilir.
  • Gece daha aktif olmalarının nedeni düşmanlarının gece daha az görülmeleridir.
  • Norveç sıçanı ağaçsız alanlarda yaşamaya alışkın olduğu için yerdeki oyuklarda yuva yapar.
  • Oyukların yüzeyden uzaklığı çok nadir olarak 45 cm in üzerine çıkar.
  • Su baskınlarına karşı yaşam alanlarını korumak için; yuvalarını  “S” sisteminde yaparlar.
  • Yuvanın aktif olup olmadığını anlamak için yapılacak en iyi şey oyuğun çökmesini sağlamak ve ertesi gün tekrar kontrol etmektir.
  • Genelde tünelin içinde yüzeye bağlanmış olan bir kaçış deliği ( ot, taş ve ahşap altında) vardır ve sıçan acil durumlarda bu delikten kaçar.
  • Uzun süre kullanılmayan alanlarda rahatlıkla yuvalanabilirler.
  • Sıçanlar çok obur hayvanlardır, fırsatçılardır. Karşılarına çıkan birçok çeşit yiyeceği yerler.
  • Yiyecek artıkları ve çöplerin çok olması dolayısıyla sıçanlar şehirlerde çok iyi beslenirler.
  • Sıçanlar besinleri ön ayaklarıyla tutarak yer ve daha sonra yalayarak ağız ve ön ayaklarını temizlerler.
  • Sıçanların dışkılarının rengi yiyecek kaynaklarını tahmin etmekte kullanılabilir.
  • Su bulamadıklarında otların üzerindeki çiğ damlalarını emerler, sızıntı yapan yerlerdeki suyu  hatta insan idrarını dahi içerler.
  • Kemirgenler aileler halinde yaşarlar
  • Norveç sıçanı yuva olarak yeraltında hazırladığı oyukları kullanır.
  • Çatı sıçanı daha çok yüksek yerleri , ağaç dallarını ve çatlakları tercih eder.
  • Sıçanlar genelde ürkek ve yeni şeylere karşı korkak olurlar.
  • Bir yerde ihtiyaç duydukları yiyecek maddesini bulmaları halinde tüm ihtiyaçlarını aynı yerden karşılayabilirler.
  • Fareler daha çok besi kaynaklarına en yakın ve korunaklı yerlere yuvalarını yaparlar.
  • Fareler sıçanlardan farklı olarak çok meraklı hayvanlardır.
  • Beslenme alışkanlıkları biraz orda biraz burada yemek şeklinde olup bir noktadan beslenmezler.
  • Fareler su olmadan da yaşayabilirler. Su ihtiyaçlarını besinlerden karşılarlar.
  • Kemirgenler  daha çok gece faaliyet gösterirler.
  • Bu durumda beslenme  ve su kaynaklarından güçlüler daha önce yararlanır.
  • Gece diğer bireyler yüzünden beslenemeyen fare ve sıçanlar gündüz gezinmeye başlar.
  • Gündüz vakti ortamda fare veya sıçan görülmesi bölgedeki kemirgen populasyonunun  ciddi bir şekilde artmış olduğunu gösterir.
  • Fare ve sıçanların görme yetenekleri oldukça zayıftır. Yollarını bulabilmek için bir yere sürtünme ( duvar dibi  vb. ) ihtiyacı duyarlar.
  • Görme yetenekleri zayıf olan fare ve sıçanların diğer duyu organları ( dokunma, koku ) fazla gelişmiştir.
  • Kürkleri ve tüylerinin  ucundaki sinirler dokunmadaki  yardımcılarıdır.
  • Kemirgenler yaşadıkları ortama kendilerine ait işaret ( genelde dışkı, vücut yağı vb. ) bırakırlar .
  • Bırakılan işaretler aile bireylerinin birbirlerini tanımasını sağlar.
  • Aynı aileye ait bireyler aynı yolları kullanarak bir iz meydana getiriler.
  • Kemirgenlerin yuvaları bozulduğunda çok heyecanlanırlar 15-30 dk içinde kendilerine yeni bir ev yeri seçerler.
  • Fareler 15 metre ilerideki nesneyi algılayabilmelerine rağmen birkaç adım ötesini göremezler.
  • Kemirgenlerin tat olma  duyuları da iyi gelişmiştir. Bu yiyeceğin tüketilme durumunu belirler.
  • Kemirgenler tüketecekleri besinlerin üzerindeki en ufak kimyasal veya dışkıyı ( sürüngenler, salyangoz vb) fark eder ve tüketmezler.
  • Fareler çok iyi tırmanıcıdırlar ve her türlü tırtıklı yüzeye göre kendilerini ayarlayabilirler.
  • Fareler yol olarak en çok boru kablo ve ipleri kullanırlar.
  • Fareler 2,5 metre yükseklikten hiçbir zarar almadan atlayabilirler.
  • Fareler barınaklarında oldukçaları sürece -10 dereceye kadar hayatta kalabilir ve gelişimlerini sürdürebilirler.
  • Soğuk bölgelerde ki fareler daha uzun ve kalın tüylere sahiptir.
  • Çatı sıçanları açık havada elle bile yakalanabilirler.
  • Çatı sıçanları tanıdığı yerlerde çok hızlı hareket ederler.
  • Çatı sıçanları ortam güvenli değilse güvenli bir yer bulana dek kaçarlar.
  • Norveç ve çatı sıçanı ; yarı çevresini sarabildikleri tüm yuvarlak cisimlere , pürüzlü yüzeylere, kablolara , iplere  rahatlıkla tırmanabilirler.
  • Sıçanlar yüksek mesafeden yara almadan atlayabilirler.
  • Çatı sıçanı düz tırmanış yerine dolambaçlı tırmanışları tercih eder .
 
 
 
Kemirgen Kontrol ve Mücadelesi
 

  1. Mekanik Mücadele
  2. Kimyasal Mücadele
  3. Biyolojik Mücadele

1. Mekanik Mücadele

  • Binaların yapısal özelliklerinin geliştirilmesi.
  • Sıçanlar çoğu zaman binaların temellerinin altlarını oyarlar. Buradan girişlerini engellemek için temel etrafına perde duvar , metal bariyer yapılabilir.
  • Ahşap kapıların kemirilmeye karşı saçla kaplanması.
  • Havalandırma ızgaraları, mazgallar ağ şeklinde sac ( 1*1 cm göz aralık ) ile kaplanmalıdır.
  • Duvarlarda ki delikler özellikle zeminle eşiğin birleştiği noktalar ağ sac ile kaplanmalıdır.
  • Kabloların ve boruların binaya girdiği noktalar betonla veya sac ile kapatılmalıdır.
  • Binalara dikey olarak uzanan boru ve kabloların etrafı sac ile kaplanarak sıçanların tırmanması önlenebilir.
  • Binalara yaklaşan ve çatılara değen dalların budanması
  • Tuvalet banyo ve mutfakta giderlerin ağızları çelik telle (1*1 cm göz aralıklı ) kapatılmalı .

2. Kimyasal Mücadele

  • Fare zehiri kemirgenlerin ölmesini sağlar.
  • Zehirler antikoagulant olanlar ve antikoagulant olmayan şeklinde 2 ye ayrılır
  • Antikoagulantlar ; kemirgenle mücadelenin % 90 nı nı kapsar
  • Bu zehirler hayvanın vücudundaki kılcal damarları ve kanın pıhtılaşmasını yok ederek iç kanama yolu ile öldürür.
  • Antikoagulant’lar da kendi aralarında 1.Nesil ve 2. Nesil olarak 2 ye ayrılır.
  • 1.Nesil Antikoagulant’lar  (warfarin, pival, diphacinone ) çok dozlu olarak bilinirler.
  • Kemirgenin bu zehirden ölmesi için birkaç gün boyunca yeteri kadar dozda zehiri tüketmesi gerekir.
  • Kimyasal mücadele yetki belgeli firmalar tarafından yapılması gereken bir mücadele yöntemidir.

3. Biyolojik Mücadele

  • Baykuşlar sıçan yok ediciler arasında en faydalı olanıdır.
  • Gelincikler (özellikle doğu bölgesinde kullanılıyor ).
  • Kedi köpek
 
 
 
Uçan Haşere Zararları
 


  • Çürüyen bozulan organik maddelerle beslenip,buralarda ürediklerinden hatalık yapıcı mikroorganizmaları taşırlar
  • Bazı hastalıkları bulaştırırlar (sıtma, sarı ateş, uyku hastalığı, fil hastalığı, tifo vs.)
  • Kusma ve dışkıları ile bazı besinleri kontamine ederler .
  • Kültür bitkileri zarar verdiklerinden dolayı ekonomik kayıplar neden olurlar .
  • Çok sayıda öldürücü ve salgın hastalığın etkenini taşımaları nedeniyle kan emici vektör
  • Sivrisinekler soktuğu konukçunun dokuya akıtılan salgısı sinir uçlarını uyararak şiddetli lokal yanma duyulmasına neden olur. Sonucunda sokulan yerde kaşıntılı şişlik ve kızarıklık oluşur ve 24 saat sürer.
 
 
 
Uçan Haşerelerin Biyolojisi
 





  • Yaşamlarında 4 evre (yumurta-larva-pupa-ergin) vardır.
  • Karasinekler yumurtalarını organik atıklar üzerine, sivri sinekler suya  bırakırlar.
  • Karasinek dişileri yılda 10 döl verirler, sivrisineklerde dişiler kan emmeden yumurta bırakamazlar.
  • Sinekler bir seferde 75-150 yumurta bırakırlar.
  • Karasinekler hayatı boyunca 2400 yumurta yaparlar .
  • Karasineklerin gelişimi 7-45 gün sürer
  • Sıcak havalarda karasineklerin larvaları 12 saatte oluşur. 4-7 günde larva , serin kuru ve korunmalı yerlerde pupa olur.
  • Birkaç gün içinde pupadan ergin karasinek  çıkar.
  • Teorik olarak bir karasinek yılda 250 milyar karasinek oluşturur.
  • Karasineklerin ;yalayıcı emici ağız tipi vardır. Sıvı ile beslenirler . Katı besinlerin üzerine kusarak sıvı hale getirirler.
  • Karasinekler gübre ve çürüyen bitki yığınlarında beslenip ürerler.
  • Sivrisinekler güneşin batmasından ve doğmasından bir saat öncesiyle ve bir saat sonrası arasında en aktiftirler.
  • Karasineklerin görme duyusu koku duyusuna göre daha iyi gelişmiştir.
  • Karasinekler saniyede 190 kez kanat çırparlar . Hızları saatte 8 km kadar ulaşır .
  • Karasinekler ;değişik çevre koşullarına kolaylıkla uyum sağlayabilmesi büyük bir üreme gücüne sahiptirler.
  • Karasinekler çok iyi bir uçma yeteneğine sahip olduğundan da geniş bir yayılma alanı gösterirler.
  • Karasinekler yumurtalarını genellikle kümeler halinde çatlak ve oyuklara bırakmaktadır.
  • Ortamdaki nem ve pH düzeyi karasineklerin yumurtadan çıkış sürelerini etkiler. 13 derecenin altında gelişim olmaz.
  • Sivrisineklerin erkekleri bitki özsuları ile ( çiçek , yaprak , bitki dokusu özsuyu veya üzüm gibi dulu meyveler) beslenirler, dişi sivrisinekler ise kan emerek ( insan , hayvan, sürüngen ) beslenirler.
  • Dişi sivrisineğin hortumu çok ince olduğundan konağın derisine kolayca sokulur, emilecek kanın pıhtılaşmasını önlemek için salgı bezlerinden açılan yaraya salgı aktarırlar.
  • Sivrisinek larvaları su yüzeyinde oksijen alarak suyun içinde ise arka uçlarındaki solungaçlarla ve vücut örtüleriyle solunum yaparlar.
  • Kışın suyun içinde kalan sivrisinek  larvaları, kış dönemini  su içi solunum yaparak geçirirler.
  • Sivrisinekler temizden kirliye doğru irili ufaklı her türlü su ortamında ( tuzlu su hariç) rahatça ürer ve gelişirler.
  • Sivrisinekler ikindi sonu , güneş batarken akşama dönüş saatlerinde döllenirler.
  • Sivrisinekler yumurtalar olgunlaşınca güneş doğmadan hemen önce ve doğarken yumurtalarını suyun yüzeyine bırakırlar.
  • Pupadan çıkan ergin sivrisinek 10-12 saat sonra döllenir ve hemen kan emme gereksinimi duyar.
  • Sivrisineklerin tüm türlerinde kan emmeden yumurtlama gerçekleşmez. Kana doymadan konaktan ayrılmazlar.
  • Sivrisineklerde bazı türler bir kez bazı türler 2-3 kez yumurtladıktan sonra ölürler.
  • Ortam hava şartlarına ve kan emmelerine bağlı olarak ömürleri 1-6 ay arasında değişmektedir. Yurdumuzda bu süre 1-2 aydır.
  • Sivrisinekler kışı hibernasyon (kış uyuşukluğu ) ile geçirirler.
  • Sıcak aylarda emilen kan 1-2  günde sindirilir.
 
 
 
Uçan Haşere Mücadelesi
 




1. Mekanik Mücadele

  • Çalışma alanları temiz ve düzenli tutulmalı .
  • Çöp odaları mutfaktan uzak bir yere inşa edilmeli ve düzenli olarak temizlenip ilaçlanmalı.
  • Besinle ilgili alanları cam ve kapılarına sinek teli takılmalı , kapılarda otomatik kapanma sistemleri olmalı.
  • Çöplerin her zaman üstü kapalı tutulmalı.
  • Işıklı tuzaklar kullanılmalı (EFK , IFT , Sinek Tuzakları )
  • Sinekler hava akımına karşı uçamadıkları için kapılardan dışarı doğru hava akımı sağlayan bir sistem kurulmalı .
  • Organik atıkların mekanik olarak yok edilmesi karasineklerin kesinlikle üremesini önleyecektir.
  • Sivrisinekler yumurtalarını durgun sulara bıraktıklarından dolayı su birikintilerinin kontrol altında tutulması üremelerini önler.

2. Kimyasal Mücadele

  • Sivrisinek  larva mücadelesinde spesifik insektisitler tercih edilmelidir (ani etkili insektisitler , kimyasal larvasitler, biyolojik larvasitler vs. ).
  • Sivrisinekler kuytu, karanlık noktalarda  gündüz dinlenmeye çekildiklerinden dolayı bu alanlara kalıcı insektisit uygulanabilir.
  • Kullanılan insektisitlerin uygulama dozuna çok iyi uyulması gerekir.  Yanlış kullanım sineklerde direnç gelişimini artırır.
  • Aynı sezon içinde hem larvaya hem erginlere farklı insektisitler uygulanmalıdır.
  • Karasinek için organik atıklara insektisit uygulanabilir. Sadece yüzeye atılması dipteki larvaları etkileyebilir.
  • Karasinek mücadelesinde belirli alanlara kalıcı uygulamalar yapılabilir.
  • Kimyasal mücadele yetki belgeli firmalar tarafından yapılması gereken bir mücadele yöntemidir.

3. Biyolojik Mücadele

  • Karasinek kontrolünde kuşlar, örümcekler ,parazit arılar, bakteriler funguslar vb. biyolojik savaşımda kullanılırlar
  • Sivrisineklerin larva dönemindeki düşmanları ;  taş sinekleri , balıklar, su bakireleri  ve ergin dönemlerinde  ki düşmanları ;kuş, kurbağa, kertenkeledir.
 
 
 
     
     
©1998-2011 Uzman Çevre Sağlığı Hizmetleri | Site Kullanım Koşulları | H.ŞENER